Yaklaş, sana insanlara güvenmeye başladığın anda nasıl teker teker dağıldıklarını anlatacağım. Iyice yaklaş sevgilim, bu kez dudaklarına yapışmayacağım. Çünkü artık benden değilsin sen, bu kez gerçekten günahsın bana. Ama böylece Tanrı inancımı da güçlendiriyorsun. Yaklaş işte.
Öyle bir mesafeye gel ki, hatırla beni. Canın çeksin, nimet gibi. Ne zaman birini nimet saysan, öpüp başına koysan ve sonra yine öpsen... Her neyse işte, böyle anlarda onlar giderler. Zor değil anlamak,
Gözünün nemine,
Dudağının kıvrımına,
Burnundaki sızıya aldırış ettiklerini görmedim ben. Sen de göremeyeceksin. Daha da beteri bundan sonra seslerini de duyamayacaksın. Ama iyi şeyler de var. Mesela son bakışı unutmayacaksın.
Daha da yaklaş çünkü artık fısıldayarak anlatacağım.
Yanına yaklaşmış, elini tutmuyor. Ama sen belini kavrayabileceğini bile hesaba kattığın için pantolonunun belini hafif aşağı indirmiştin. Onun öpeceğini düşünüp dayanamamış ve rujunu da silmiştin. Onun göğsüne kafanı gömdüğünde makyajın gömleğine bulaşmasın diye yüzüne de bir şey sürmemiştin. Tam boynuna parfümünü de sıkıp, içine çekilmeye hazır etmiştin kendini. O kadar mükemmeli oynuyordun ki sigara da içmedin. Yine de sıvı sabunla iyice yıkadın sigara tuttuğun parmaklarını. Asla krem sürmedin. Sevişme ihtimalini yani milyonda birini bile kullandın ve iç çamaşırlarını da yeni değiştirdin. Merak etme, iki kez dişlerini fırçaladın ve kahkaha atmaya hazırdın.
Işte karşında. Ilk bakışında seni baştan aşağı süzüyor. Endişelenmek istemiyorsun ama tekrar düşününce o bakışın son kez "sevgi dolu ilk bakış" olduğunu anlıyorsun. Kahkahalar şahane ama el tutmak bile yok. Olsun, sen kusursuz geldin. El sürülmemiş olarak geri döneceksin. Geri dönüşünün hesabını yaparken onun bir daha asla geri dönmeyeceğini de içinden geçirdin ama asla belli etmedin.
Dur, bu ilk sapak.
Ilk sapakta terkediliyorsun.
Hafif nemleniyor gözlerin. Boşver, ağla. Zaten akacak bir makyajın, kaybedecek bir adamın dahi yok. Ama gülüyorsun. Kaybettin işte. Beceremedin. Oysa kimse gitmek için gelmez. Ileride bir bank var. Dizlerime uzanır mısın? Benim eteğimde deniz vardı ama sen dizlerime yatmadın. Şimdi gidebilirsin. Kimse gitmek için gelmez ama,
Nasıl seviyorum.
Artık gelme.
Gelmezsin ya zaten.
Ama gitme.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder